TEMEL FIKRALARI

Pazar, Mart 25, 2007 · Kategori: FIKRALAR

                                      TEMEL  FIKRASI

TEMEK KARNESİNİ GETİRDİ.MATEMATİK NOTLARI ZAYIFTI
ANNESİNE SORDU:
_ANNECİĞİM MATEMATİKTEN PEKİYİ ALSAM NE YAPARSIN?
_BU DA SORU MU YAVRUM.SEVİNÇTEN DELİ OLURUM.
_ÖYLEYSE HİÇ KORKMA ANNECİĞİM DELİ OLMAYACAKSIN.
ÇÜNKÜ ZAYIF ALDIM.

                                  İNEKLERİN PİPO İÇER Mİ?

LAZLAR KAHVEDE OTURURKEN BİR ARKADAŞLARI İÇERİ GİRMİŞ:
- TEMEL İNEKLERİNDEN PİPO İÇEN VAR MI?
- YOK
- O  ZAMAN AHIRIN YANIYOR

                               

fıkralar

Pazar, Ocak 21, 2007 · Kategori: FIKRALAR

                     kablumbağalar
 
Zaman gelmiş kaplumbağalar ülkesinde su tükenmiş napçez netçez derken aralarında en yaşlı olanı, "şu dağı görüyor musunuz dağın arkasında bi göl var."
Koca dağı hepsi aşamazlar ya aralarında en genç iki kişiyi seçip onların gitmesine karar verilmiş .
Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar . Ohhaaa demeyin anca çıkmışlar dağı uzun yıllar yaşıyorlar nasılsa ve o anda fark etmişler yanlarına suyu götürecek kap almadıklarını.
"eee napıcaz şimdi? " Kaplumbağalardan biri "birimizin gidip kap alması lazım birimizde burada suyu bekleyelim" demiş "en iyisi sen git demiş" "olmazzz ya sen sudan içersen o zaman köy susuz kalır hepimiz ölürüz" demiş .
"Valla söz veriyorum içmiycem" demiş ve kaplumbağa yola koyulmuş .
Aradan 30 yıl geçmiş.. 50 yıl.. 60 yıl…
Sonunda bekleyen kaplumbağa bu böyle olmayacak demiş bu gelmeyecek heralde…
Köydekilerde ölmüştür susuzluktan . "En iyisi biraz su içeyim de ben bari hayatta kalayım .
Kaplumbağaların soyu devam etsin"…
Tam eğmiş kafasını göle doğru bir yudum alacakken çalıların arasından bir ses duyulmuş ;
"Bak böyle yaparsan gitmem amaaa                                         VZH
 
 
                               SİYASİ FIKRALAR
 
Politikacının beyinsizi nasıl oluyor?

Adamın birinin başı müthiş ağrıyormuş. Dolaşmadığı doktor kalmamış. Kimse onun başının ağrısını kesememiş.

Sonunda bir beyin cerrahının adını vermişler, ona gitmiş.

Doktor bakmış, kafa röntgenini çekmiş, başını sallamış:

"Sizin beyniniz eskimiş!"

"Aman doktor, beyin eskir mi?"

"Eskir ya... Otomobillerin de motoru eskiyor. Senin beynin iyice eskimiş, bakıma alacağız!"

"Nasıl olacak bu iş?"

"Kafatasını açacağız, beynini alacağız, on beş gün burada bakım yapacağız, sonra yerine takacağız!"

"Peki ben beyinsiz ne yapacağım?"

"On beş gün dedim. On beş gün beyinsiz idare edebilirsin."

Adam razı olmuş. Kafatasını açmışlar, beynini almışlar. Gitmiş...

On beş gün, bir ay, beş ay, adam yok!

Doktor merak etmiş, bu adam beyinsiz ne yapıyor? Başına bir hal gelmesin diye telaşa kapılmış.

Seçime birkaç hafta kala şehrin meydanında bir kalabalık görmüş, merak etmiş:

"Ne var yahu, ne oluyor?"

"Büyük partinin adayı konuşuyor. Herkes onu dinlemeye koşuyor."

Doktor da kalabalığa karışmış, itiş kakış, kürsünün yanına kadar yaklaşmış.

Aaa... Bir de ne görsün? Beynini aldığı hasta değil mi?

Adam kürsüde veryansın ediyor, haktan, adaletten, dinden, imandan bahsediyor, herkes kendisini alkışlıyor.

Konuşma bitince halk, adamı omuzlarında taşımaya başlamış.

Ortalık biraz yatışınca doktor adama yanaşmış?

"Beni tanıdın mı dostum?"

"Evet, tanıdım!"

"O halde neden gelip beynini almıyorsun be kardeşim? Ben sana on beş gün dedim, aylar geçti, ortada yoksun!"

Adam "Boşver" diye elini sallamış:

"Artık ona ihtiyacım kalmadı!"

"Niye?"

"Politikacı oldum!"                                      VZH
 
 
                             Meclis kapısı...
 
Meclis kapısı...

Meclis Genel Kurul Salonu'nun giris kapisinin tamiri gerekiyormus. Konuyla ilgili bürokrat, iki
ayri firmadan marangoz davet ederek kapiyi göstermis, fiyat istemis...
Birinci marangoz:
"500 milyon liraya olur bu is." demis... "200 milyon malzeme, 200 milyon isçilik, 100 milyon da kâr..."
Bürokrat ikinci marangoza dönmüs:
"Siz ayni isi kaça yaparsiniz?"
"2,5 milyar lira..."
"Nasil olur bu kadar fiyat farki?"
"1 milyar bana, 1 milyar size..." demis ikinci marangoz, "500 milyonu da bu arkadasa veririz kapiyi
yapar..."                                                 VZH
 
                                            HURİ - NURİ
 
Adam müftüye gitmiş "yahu, hakikaten biz cennete gittiğimizde huri alacak mıyız? " demiş.
Müftü, "namazını kılar, orucunu tutar, zekâtını verirsen 4 huriyi  alacaksın elbette" demiş.
Adamın derdi başka "Peki benim hanım cennete gidince ne olacak?" demiş.
Müftü cevap vermiş "Ona da 4 Nuri düşer"
Adam şaşkın, ne yani eşit haklara mı sahip olacaklar?
Kös kös evine dönmüş. Bakmış karısı namaz kılıyor..
Basmış tekmeyi.....
"Ne namazı bu leeennn..? Haaaa..Neee namazzıııı..? O...... mu olceeenn..?

                                                                                      VZH
 
                                  HANGİSİ DAHA ÜNLÜ
 
Bir Alman bir İngiliz ve bir Türk bir trenin aynı kompartımanında yolculuk ediyorlarmış bu sırada İngiliz sıcaktan bunaldığını söyleyip camı açmış ve içeriye bir sinek girmiş İngiliz cebinden kılıcını çıkarıp sineğe vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış İngiliz övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta İngiltere'nin en ünlü kılıç kullanan insanı yazıyormuş.
Alman'da aynı bahane ile camı açmış ve içeriye bir sinek daha girmiş Alman'da cebinden çıkardığı tabancası ile sineğe ateş etmiş sinek paramparça olmuş Alman'da övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta Almanya'nın en ünlü silahşörü yazıyormuş.
Bizim Türk de camı açmış ve içeriye bir sinek daha girmiş bizimki cebinden bıçağını çıkardığı gibi sineğe vurmuş ama sineğe bir şey olmamış İngiliz ve Alman içlerinden gülerlerken bizimkide övünerek cebinden kartını çıkarmış kartta
Türkiye'nin en ünlü sünnetçisi yazıyormuş                       VZH

« Önceki ::