Para yok, can verelim

2008-10-07 09:34:00

Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü. İki gündür gazeteler ve haber bültenleri gözü yaşlı ana, eş ve çocuk haberleriyle acının büyüklüğünü vermeye çalışıyor. Her ölüm erkendir ve acısı yakıcıdır. Ama genç fidanlar ve 15'i bir arada olunca dayanmak hepten zorlaşıyor. Boş konuşmalar, sloganlar, beylik laflar acıyı katlıyor, yürek yangınını büyütüyor. İhmal ve iş bilmezlik ihtimalleri ise acıyı öfkeye dönüştürüyor. Aynı delikten beşinci defa ısırılmak, aynı karakolda 44. şehidi vermek, bir rivayete göre 38. baskını yaşamak ağırımıza gidiyor. Hemşehrim, Erzurumlu şehit Cahit Yıldırım'ın yaşlı babası Nurettin Amca bile sorguluyor: "Dilim varmıyor ama bu karakol kaçıncı kez basıldı, niye tedbir alınmıyor? Biraz ihmal mi var?" Anadolu insanının ne kadar yüreği geniş, evladını kaybetmiş, onu sorgularken bile kırk dereden su getiriyor.Hepsi bir tarafa, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın karakolun yeriyle ilgili eleştirileri cevaplarken sarf ettiği, "Sadece ora değil, 5 karakolun yerinin değişmesi gerekiyor. Mali sıkıntılardan dolayı zamana yaymak zorunda kaldık." cümleleri canımızı yaktı. Bu millet, yıllarca cephelerden cephelere sürülmüş haldeyken İstiklal Harbi'ni yaptı. Tekâlifi Milliye çerçevesinde ayağından çıkardığı çorapla, sırtından sıyırdığı fanilayla bir ordu donattı. 30 yıldır devam eden terörle mücadeleye yüzlerce milyar dolar harcayan devlet, bir karakolu taşımaktan aciz hale mi düştü? Yeniden bir Tekâlifi Milliye çıkaran millet, evlatlarını koruyacak karakolları kendisi yapsın. Org. Iğsız bir ay öncesine kadar o bölgeden sorumlu ordu komutanıydı. Dağlıca baskınından sonraki icraatlarıyla eleştiri konusu olan Org. Iğsız'ın medyayı bilgilendirmesi, sorulara ... Devamı

Yılan görmüş gibi

2008-09-10 18:20:00

Başbakan, Aydın Doğan'ı ve grubunu ismen telaffuz ederek muhatap alıyor ve polemik başlatıyor. İddialar havada uçuşuyor, yok şöyle, yok böyle... "Kavganın temelinde ne var" diye göz ucuyla bakıyorsunuz; Akçalı işler: İltimas, mâden-i has, delk-i temas diye buyurulmuş; deveyi yardan uçuran tehlikeli yeşillikler bunlar.Kim haklı kim haksız? Çocukça bir merak; haklılığın veya haksızlığın mânâ ifade etmediği yerler vardır; "iyi adamsın da sen buralarda ne geziyordun" diye sorarlar adama bazen. Otel meselesi, rafineri, affedilen vergi borçları, Deniz Feneri, şu bu... Bir adım, hatta yüz adım yukarı çıkıp bakabilmeli bu kavgalara, mâlum, ölçek değişince anlam da değişir. Yukardan görünen şey, anladığım kadarıyla bu kavganın sahici görünmediğidir. Hayır kayıkçı kavgası demeyelim ama hani nasıl denir, tarafların sıdk-ı cân ile dövüştüğü bir mücadele hissi uyanmıyor bende. Replikler önceden yazılmış, yumruklar sayılmış gibi... Bir gariplik var; nedir bilmiyorum fakat bir gariplik var.*Okuyucular bilir; ben Deniz Baykal'a karşı en sert tenkidlerde bile daima biraz sempati payı bırakmaya dikkat ettim; bu sempatinin sebebini izah edemem; Deniz Bey bana hep cami cemaatı arasında bulunması lazımken, feleğin onu CHP genel başkanı olmaya sürüklediği bir kader mahkûmu gibi görünmüştür. Günün birinde hacca niyetlenip, vakit namazlarını Kocatepe'de kılmaya başlasa katiyyen yadırgamam, yadırgamazdım...Ta ki, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'e, Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın âkıbetini hatırlatana kadar.Bir irkildim, bir soğudum, bir ürperti geldi... Velev ki bir parti başkanı olsun, bir insanı bu derece galîz değerlendirmeler yapmaya sevkeden ters motivasyonu (nefreti) anlamaya çalıştım, yine beceremedim.İnsanoğlunun evrensel bir tabiatı va... Devamı

Anayasa Mahkemesi üyelerine açık mektup

2008-05-28 11:05:00

Sayın Yargıçlar,28 Temmuz 2008 günü tarihî bir davaya bakacaksınız. Vereceğiniz karar "Bağdat'ta hakimler var" veciz sözünün günümüz Türkiye'sinde hâlâ geçerli olup olmadığı konusuna ışık tutacak, tarihî bir karar olacak. <****** src="http://ad.zaman.com.tr/ad-app/client.ads?app=zaman&pos=detay&page=16&first-time=false" type="text/**********"> "Tereciye tere satılmaz" demişler, hukukçulara hukuk dersi verilmez; hâşâ, böyle bir şey haddimiz değil, ama adına karar vereceğiniz Türk milletinin bir ferdi olarak, bazı hatırlatmalarda bulunmayı sorumluluk bilincinin bir gereği sayıyorum.Zor zamanlardan geçiyoruz. Bu millet iki yüz yıldır çile çekiyor. Önce Batı'dan, sonra kendi içindeki azınlıklardan, sonra kendi bürokratlarından çok darbeler yedi, çok çileler çekti. Yirminci yüzyılın başında yaşadığımız travmalar bizi çok sarstı. Dünya faşizm ve nasyonal sosyalizm illetinden yüzyılın ortalarında kurtulmayı, kendisine çekidüzen vermeyi, çoğulcu demokratik bir düzen kurmayı başardı. Ama biz 20. yüzyılı ıskaladık; dünya değişirken, diktatörlüklere, otoriteryen baskıcı rejimlere son verip hukuk devletini, hukukun üstünlüğünü tesis ederken, devleti halka karşı sorumlu hale getirirken, biz darbelerin elinde bir o yana, bir bu yana savrulduk. Otoriteryen rejimi demokrasiye dönüştürmede, çoğulculuğu ve çeşitliliği sindirmede, devleti milletle, çoğunluğu azınlıklarla barıştırmada hep sıkıntılar yaşadık.Gel zaman git zaman, küreselleşme diye bir süreç bizi de peşine takıp sürüklemeye başladı. İçimizden bazı cesur ve iyi insanlar çıktı, gözümüzü açtı; ülkeyi dışa a&cced... Devamı

BU REZALETİN HESABINI SORACAK YOKMU BEYLER

2008-06-15 13:46:00

BU REZALETİN HESABINI SORUN! 12 YAŞINDAKİ İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİSİ KIZ ÇOCUKLARINA STRİPTİZ YAPTIRDILAR!15.06.2008 11:03 Bugün Fethiye'de inanılmaz bir rezalete imza atıldı. 12 yaşındaki ilköğretim 6. sınıf öğrencisi kız çocuklarına utanç içinde söylüyoruz ki 'striptiz' yaptırıldı. Dansöz kıyafetleriyle nasıl bir iğrençliğin ortasında olduğunun farkında olmayan küçücük kızlar aşağıdaki linkten izleyebileceğiniz iğrenç "şov"a alet edildiler. vezirhan.blogcu.com bu işin peşini sorumlular cezalandırılıncaya kadar bırakmayacak. İlköğretim öğrencilerine türbanlı şov yaptırıldığında gösterdiğimiz haklı tepkiyi bu kepazelik karşısında da gösterelim. Türkiye'yi bu rezilliği kınamaya çağırıyoruz. Fethiye'de düzenlenen bir eğlence gecesinde ilköğretim öğrencilerinin dansöz ve striptizci gibi sahneye çıkması tepkiye neden oldu. İlköğretim 6. Sınıf öğrencisi dansöz olarak, başka bir ilköğretim öğrencisi de striptizci olarak sahneye çıkınca vatandaşlar gösteriyi alkışlamadı.   Fethiye Salı Pazarı Meydanı'nda dün akşam düzenlenen eğlence gecesinde yerel sanatçılar ve müzik grupları sahne aldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise gösterilerin şekli değişti ve sahneye dansçı kızlar çıkmaya başladı. Saatler ilerledikçe yaş sınırının düştüğü gecede sahneye son olarak iki küçük kız çıktı. İzleyicilerin alkışlarını bıçak gibi kesen ve moralleri bozan olay sonrası sahnede dans etmeye başlayan 12 yaşındaki B.N., profesyonel dansöz kıyafetleri içerisinde alkış almaya çalıştı. Fethiye Akıncı İlköğretim Okulu 6. Sınıf öğrencisi olduğunu belirten B.N. sahne sonrası kendisine sorulan soruları, "İlk defa dans ediyorum. Yaptığım oryantal dans bence güzel old... Devamı